Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

Saç Dökülmesi

Saç Dökülmesi

Saç, esas olarak protein yapısında olan kıl folliküllerinden oluşur. Ortalama saç follikülü sayısı 100.000 kadardır. Saç follikünün sayısını, rengini ve kalınlığını belirleyen asıl faktörler; hormonlar ve genetik yapıdır. Ancak güneş ışınları, çevre kirliliği, sigara, diyet ve yaşam tarzı da saçların yapısını etkiler. Ayda ortalama 1-1.5 cm uzayan saçlarımızın ortalama ömrü ise 2-5 yıldır. Bu süre sonunda fizyolojik olarak yaşam döngüsünü tamamlayan saç teli dökülür. Dolayısıyla herhangi bir zamanda günde 100 tele kadar dökülen saç normal kabul edilebilir.

Saçlarımız neden dökülür?

Saç dökülmesi kadın ve erkeklerde sık karşılaşılan ve hastaların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir sorundur. Aslında her saç teli gelişiminin sonunda dökülür. Ancak günde 100-150’nin üstündeki saç dökülmesi araştırılmalıdır. Saç dökülmesi aslında bir hastalık değildir! Altta yatan bir hastalığın veya genetik yapının bir belirtisidir. Saç dökülmesi ile başvuran hastada ayrıntılı öykü, fizik muayene, çeşitli laboratuvar tetkikleri ve girişimsel tanı yöntemleri ile saç dökülmesi nedeni belirlenir. Genel olarak saç dökülmesi; erkek tipi genetik dökülmeler (Androjenik-Androgenetik alopesi), tepkisel saç dökülmesi (Telogen effluvium), deri hastalığı, saç hastalığı, bağışıklık sistemi hastalığı, enfeksiyonlar, hormonal nedenler, fiziksel veya kimyasal faktörler, doğuştan olan hastalıklar ve tümörlere bağlı gelişir. Klinikte en sık karşılaştığımız saç dökülmesi nedenleri; Erkek tipi saç dökülmesi olarak da adlandırdığımız “Androjenik (Androgenetik) alopesi” ve tepkisel saç dökülmesidir.

Androjenik alopesi

Androjen hormonların genetik nedenle yaptığı saç dökülmesidir. Kadın ve erkekte en sık görülen saç dökülmesi nedenidir. Kalıtımsal eğilim anne ya da baba tarafından geçebilir. Onlu, yirmili ya da otuzlu yaşlarda başlayabilir. Kadınlarda olduğunda kadın tipi saç dökülmesi olarak adlandırdığımız bu tabloda zamanla saçlar incelir, saç yoğunluğu azalır ve özellikle erkeklerde kellik gelişebilir. Kadınların %50’si erkeklerin ise yaklaşık %80’i, yaşamlarının bir bölümünde bu tür saç dökülmesi ile karşı karşıya kalır. Kadınlarda menopozdan sonra bu oran artar.

Resim 1. Erkek ve Kadında Androjenik Alopesi

Tepkisel saç dökülmesi (Telogen effluvium)

Tepkisel saç dökülmesi ise Androjenik alopesiden sonra en sık görülen saç dökülmesi nedenidir. Sıklıkla ani başlangıçlı, yaygın saç dökülmesine neden olur. Ateşli hastalıklar, ağır enfeksiyonlar, büyük cerrahi operasyonlar, travmalar, kronik hastalıklar, gebelik ve doğum gibi hormonal değişiklikler, guatr, hızlı kilo verdirici diyetler, aşırı zayıflık, düşük protein alımı, kronik demir eksikliği, çeşitli ilaçlar, çeşitli deri hastalıkları ve stres neden olabilir.

Resim 2. Telogen effluvium

Saç dökülmesine yol açan bu iki nedene ek olarak klinikte birçok sebep daha saç dökülmesine yol açabilir.

Tedavi

Saç dökülmesinde nedene yönelik tedaviler seçilmelidir. Androjenik alopesilerde Minoxidil ve Finasterid FDA tarafından onaylı tedavilerdir. Ancak düzenli kullanım gerektirir ve çeşitli yan etkilere neden olabilir. Günümüzde Androjenik alopesilerde en etkili tedavi seçeneği saç ekimidir. Ancak cerrahi bir işlem olması, cerrahi sonrası sosyal hayattan izole olma gereksinimi ve pahalı olması nedeniyle her hasta tarafından tercih edilmemektedir. Günümüzde androjenik alopesilerde PRP ve mezoterapi yöntemleri tek tek veya kombine bir şekilde kullanılmaktadır. Bu konuya PRP ve mezoterapi bölümlerinde ayrıntılı olarak değinilmiştir. Polikistik over sendromu veya guatr gibi hormonal bozukluklara bağlı gelişen alopesilerde altta yatan hormonal sorun çözülmeli, gerekli hormonların takviyesi yapılmalıdır. Tüm bunlara ek olarak alopesilerde destek tedavileri önemlidir.

Saç dökülmesinde destek tedavisi

Saç dökülmesi yapan nedene bağlı olarak tedavi süreci ve seçenekleri değişmektedir. Ancak önemli bir gerçek saçımızın içten beslendiğidir. Saçlar, kemik iliğinden sonra vücudumuzda en hızlı gelişen dokudur. Dolayısıyla bu hızlı büyüme için proteine, vitaminlere ve minerallere ihtiyaç duyar. Bunların eksikliği durumunda ise saç dökülmesi görülür ve/veya mevcut saç dökülmesi şiddetlenir. Bunlar içerisinde demir, çinko, vitamin A, vitamin B kompleksi (B2-B5-B6-B9 (Folik asit)), biotin (vitamin H/B7), vitamin B12, vitamin C, vitamin E ve esansiyel yağ asitleri yer almaktadır. Bu vitaminlerin günlük yeterli dozlarda alınması ile mevcut saç dökülmesinde azalma ve/veya düzelme gözlenecektir.

DEMİR:

  • Demir, kan hücrelerinin oksijenlenmesi başta olmak üzere birçok metabolik olayda rol oynayan çok önemli bir mineraldir. Saçların sağlıklı bir şekilde uzamasında aktif görev alır. Kadınlarda adet kanamasına veya diyette yetersiz alımına bağlı olarak demir eksikliği anemisi sık görülen bir tablodur. Saç dökülmesi tarifleyen kişilerde kan değerleri ve depo demir (ferritin) düzeyleri muhakkak araştırılmalıdır.
  • İçeriğinde demir bulunan başlıca besinler; bakliyatlar, kuru fasulye, bezelye, kuru üzüm, kuru erik, kayısı, brokoli, ıspanak, lahana, kuşkonmaz, yumurta sarısı, karaciğer, yağsız kırmızı et ve kümes hayvanlarıdır.
  • Günlük alınması gereken ortalama miktar: Erkek: 10 mg Kadın: 15-18 mg

 

ÇİNKO:

  • Çinko, vücudumuzdaki birçok enzimin yapısında bulunan bir mineraldir.
  • Keratin sentezini destekler.
  • İçeriğinde çinko bulunan başlıca besinler; Et, tavuk, yumurta sarısı, bakliyat, süt ve süt ürünleri ve tam tahıllardır.
  • Günlük alınması gereken ortalama miktar: Erkek:15mg Kadın: 12mg

 

VİTAMİN A:

  • Önemli bir antioksidan olan A vitamini saçlı deri sorunlarını giderir ve saça parlaklık verir.
  • Serbest radikallere karşı saçı korur.
  • Yüksek dozlarda saç dökülmesi yapabilir.
  • İçeriğinde A vitamini bulunan başlıca besinler; Havuç, patates, brokoli, ıspanak, lahana ve karaciğerdir.
  • Günlük alınması gereken ortalama miktar: Erkek: 1000 mcg Kadın: 800 mcg

 

VİTAMİN B KOMPLEKSİ

  • Genel olarak kompleks B vitaminleri saç ve cilde yararlıdır.
  • Saçların sağlıklı uzamasında destek görevi görürler.
  • İçeriğinde vitamin B kompleksi bulunan başlıca besinler; Et, deniz ürünleri, yumurta, süt ve süt ürünleridir.
  • Günlük alınması gereken ortalama miktar:

 

Tiamin (B1) Erkek: 1.2 mg Kadın: 1 mg
Riboflavin (B2) Erkek: 1.3 mg Kadın: 1.1 mg
Niasin (B3) Erkek: 16 mg Kadın: 14 mg
Pantotenik Asit (B5) 4-7 mg
Pridoksin (B6) 1.5 mg
Folik Asit (B9) 400 mcg

 

BİOTİN (VİTAMİN H / B7):

  • Sağlıklı saç ve tırnaklar için oldukça önemli bir vitamindir.
  • Çiğ yumurta tüketimi olan kişilerde biotin eksikliği daha sık görülür.
  • İçeriğinde vitamin B kompleksi bulunan başlıca besinler; Kümes hayvanları, deniz ürünleri, yumurta, karaciğer, böbrek, süt ve süt ürünleridir.
  • Günlük alınması gereken ortalama miktar: 20-30 mcg

 

VİTAMİN B12:

  • Kırmızı kan hücresi üretimi gibi birçok önemli metabolik süreçte rol oynar.
  • İçeriğinde vitamin B12 bulunan başlıca besinler; Et, deniz ürünleri, yumurta, süt ve süt ürünleridir.
  • Günlük alınması gereken ortalama miktar: 2 mcg

 

VİTAMİN C (ASKORBİK ASİT):

  • Saçları serbest radikallere karşı koruyan en önemli antioksidan vitamindir.
  • Saç derisi dahil olmak üzere vücuttaki kan akımını artırır.
  • C vitamini dışarıdan alınmalıdır, vücutta yapılmaz.
  • Kollajen sentezi ve keratin liflerinin çarpraz bağlanmasında önemlidir.
  • İçeriğinde C vitamini bulunan başlıca besinler; Elma, yeşil biber, turunçgiller, brokoli ve kividir.
  • Günlük alınması gereken ortalama miktar: Erkek: 90 mg Kadın: 75 mg

 

VİTAMİN E:

  • Saç derisi kan akımını artırarak saç folliküllerinin tamirine yardımcı olan bir diğer antioksidan vitamindir.
  • Saçların daha hızlı uzamasında ve kırılmayı önlemede etkilidir.
  • Saç derisi dahil olmak üzere vücuttaki kan akımını artırır.
  • İçeriğinde E vitamini bulunan başlıca besinler; Ayçiçek ve safran yağı, badem, fındık ve avokadodur.
  • Günlük alınması gereken ortalama miktar: Erkek: 10 mg Kadın: 8 mg

 

BİRA MAYASI :

  • Bira mayası çok miktarda B ve B12 vitamini, mineral ve protein içerdiği için kaliteli bir besin kaynağıdır.
  • Kılın %80’ini oluşturan keratin yüksek oranda sülfür içerir. Bira mayası sülfür-içeren amino asitler bakımından zengindir. Dolayısıyla keratin sentezini destekler.
  • İştah açıcı ve enerji seviyesini yükseltici özelliği bulunan bira mayası, kötü kolesterolü düşürmeye yardımcıdır.
  • İçerdiği B9, yani Folik asit, hamilelik ve emzirme dönemindeki anneler için çok faydalıdır.
  • Bira mayası, çeşitli vitaminleri ve madeni maddeleri ile bütün salgı bezlerini çalıştırır, böylece vücuda zindelik ve gençlik verir, zehirlenmelere karşı vücudu korur, kan dolaşımını temin eder, kalbe faydalıdır.
  • Günlük ortalama kullanım miktarı 6 gr’dır